Amerika'yı Türkler mi Keşfetti?
ImageAmerika Müslümanlar Birliği Boğaziçi Camii'nde düzenlenen İstanbul'un Fethinin 557. yılı kutlamalarında konuşan tarihçi Ahmet Önerbay, Amerika'nın keşfine İstanbul'un fethinin neden olduğunu söyledi.

Program İstiklal Marşı ile başladı. İstanbul'un fethinin ve Amerika Müslümanlar Birliği'nin kuruluş yıldönümü nedeniyle Almanya'dan gelen Adem ve Ertuğrul Yılmaz kardeşler okudukları aşr-ı şerif, ilahi ve kasideler ile dinleyenleri büyüledi.

Amerika Müslümanlar Birliği'nin kuruluşunun 30. yılınında kutlandığı etkinlikte Amerika Müslümanlar Birliğine bağlı camii, yurt ve hizmet binalarından oluşan sunum gösterildi. Programa Los Angeles ve Orange County'de yaşayan çok sayıda Türk'ün yanısıra Irvine Belediye Meclisi'nin Türk adayı Yunus Aksoy'da katıldı.

Programın 2. kısmında mikrofona geçen tarihçi Ahmet Önerbay, İstanbulun Fethinin tarihi yönünü anlattı. Fatih Sultan Mehmet'in doğumu siyasi, dini ve askeri dehasını vurgulayan Önerbay İstanbul'un Fethi'yle Avrupalıların yeni arayışlara girdiğini bu vesileyle Avrupada reform ve rönesans hareketlerinin başladıgını ve bunun sonucunda Amerika'nın keşfedildigini söyledi ve sözlerini şöyle sürüdürdü: 1453 yılı 23 Mart'ta ordusuyla Edirne'den hareket eden Sultan II. Mehmet, İstanbul surlarını yıkacak büyüklükteki topların planını bizzat kendisi hazırlayarak, o zamana kadar yapılan toplardan çok daha büyük toplar döktürdü. Büyük dahinin balistik hesaplarını bizzat kendisinin yaptığı, yaklaşık 17 ton bakır kullanılarak dökülen ve 1,5 ton ağırlığındaki mermileri 1000 metre uzağa atabilen toplara "Şahi" adı veriliyordu.



Fetih için kapsamlı bir plan yapan Sultan II. Mehmet, Bizans'a denizden gelebilecek yardımı önlemek amacıyla Anadolu Hisarı'nın karşısına Rumeli hisarını yaptırdı. Bizans'a Balkanlardan gelebilecek muhtemel Haçlı yardımını önlemek için sınır boylarına akıncı birlikleri gönderdi.

Kuşatma 6 Nisan'da başladı. İstanbul'u fetih için 80.000 ile 200.000 arası değişen bir ordu ile İstanbul'a hareket eden II. Mehmet, uzunluğu 22,5 km.yi bulan dönemin en güçlü surları ile mücadele etti.

Bizans'ın Haliç'e zincir germesiyle ve kentin kapılarını taşlarla örerek kapamasıyla, Osmanlılar, başta şehre giremedi. İşte burada Sultan II. Mehmet'in kıvrak zekası devreye girdi. Haliç'e girmeden İstanbul'un fethedilmeyeceğini anlayan Sultan II.Mehmet, Tophane'den Kasımpaşa'ya kadar kızaklar döşetti. Gemilerin, kızakların üzerinden kaydırılabilmesi için, Galata Cenevizlilerinden zeytinyağı, domuzyağı ve sade yağ alınarak kızaklar yağlandı. 21-22 Nisan gecesi 67 parça Osmanlı gemisi bu kızaklardan kaydırılarak Haliç'e indirildi. Haliç'e yağlı kızaklarla indirdiği gemilerle surlara saldırdı. Bizans başkenti "Konstantinopolis", 54 gün süren kuşatmayla 29 Mayıs'ta Osmanlı topraklarına geçti. İşte bu günden sonra Fatih ünvanını alan, Sultan II. Mehmed Han aslında sadece bir Fatih değil, müthiş keşifler sahibi bir dehaydı.

Peygamber Efendimizin "İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir" sözlerini gerçekleştirebilmek için öncelikle zekasını ortaya koydu Sultan II Mehmet. 18 Nisan'da İstanbul adaları alındı. 22 Nisan gecesi Türk donanması karadan Haliç'e indirildi ve son olarak 29 Mayıs sabahı yapılan taarruzla, yirmi sekiz defa kuşatılan İstanbul, Osmanlı topraklarına katılmış oldu.

29 Mayıs 1453 sabahı, şafak sökmeden önce başlayan top atışlarıyla surlar sarsılıyor, mehter takımı İstanbul semalarını inletiyordu. Bugün büyük bir gündü. "Şahî" adlı büyük top bugün Topkapı denilen yerdeydi. Fatih'in keşfi olan geliştirilmiş havan topları, Beyoğlu sırtları ve Galata surlarından aşırtma atışlarla Haliç'teki düşman gemilerini batırmaya başlamıştı. Karadeniz ile Ege'yi birbirine bağlayan deniz yolu üzerinde kurulu olan İstanbul, günümüzde olduğu gibi o zamanlar da oldukça önemli bir şehirdi. 1453 yılına kadar farklı zamanlarda, birçok farklı millet ve medeniyet tarafından defalarca kuşatılmışsa da, gerek Bizans'ın sahip olduğu Rum ateşi (grejuva), gerekse şehrin o zamanlar için aşılamaz olarak görülen surları, bu fetih hareketlerini başarısız kılmıştı.

İstanbul'un fethedildiği o savaşın sonunda Fatih, beyaz atı üstünde İstanbul'a girer; Türk halkı heyecanla onu karşılar. Fatih'in hemen yanında duran hocası Akşemseddin'i padişah sanarak ellerindeki çiçek demetlerini ona vermeye çalışırlar.

Akşemseddin ise gencecik padişah Fatih'i gösterir; "Sultan Mehmed odur, çiçekleri ona veriniz" demek ister. Fatih de Akşemseddin'i göstererek,"Gidin gene ona verin... Sultan Mehmed benim ama o benim hocamdır" der.









Amerika'yı Türkler mi Keşfetti?  
 
İsim
Email