Arefe Günü ve Fazileti
ImageArefe günü, Dînin kemâle erdiği, nimetin tamam olduğu, ahkâm-ı Kur’ân’ın (haram ve helâle dâir şerî hükümlerin) son bulduğu ve en fazla mü’minin affedildiği büyük gündür.

ALLAH KATINDA GÜNLERİN EN BÜYÜĞÜ VE EN FAZLA GÜNAHKARIN BAĞIŞLANDIĞI GÜN OLAN AREFE GÜNÜ VE FAZİLETİ

Arefe (Zilhiccenin 9.) günü, Dînin kemâle erdiği, nimetin tamam olduğu, ahkâm-ı Kur’ân’ın (haram ve helâle dâir şerî hükümlerin) son bulduğu ve en fazla mü’minin affedildiği büyük gündür. Rasûlüllah Efendimiz Hazretleri arefe günü hakkında şöyle buyurmuşlardır.

Kendisinde ibadet edilen günlerin Allah’a en sevimlisi Zilhiccenin on günüdür. En faziletli duâ, Arefe günü yapılandır. Allâh katında, Arefe gününden daha fazîletli hiçbir gün yoktur.

Hac yolcusu mü’minler, evlerinden çıkıp, Ka’be-i Muazzama’ya varıp, Beytullah’ı tavâf ettikten sonra Arafat'ta vakfe yaptıklarında, Azîz ve Celîl olan Allah, rahmeti ile dünyâ semâsına tecellî eder, yer halkı ile gökteki meleklere karşı iftihar eder, her şeyi hakkıyla bildiği halde meleklerine sorar.

Ey meleklerim! Kullarımı (buralara kadar) getiren nedir? Ne istiyorlar? buyurur.

Melekler: “Yâ Rabbi! Bu kullarin, Rizâni ve Cennetini istiyorlar” cevâbını verirler.

Bunun üzerine, Allâh-ü Tealâ: “Ey Meleklerim! Kullarıma bakınız. Azâbımı görmedikleri hâlde rahmetimi umarak, her dar yoldan, terli olarak, toz toprak içerisinde, saçları dağınık bir vaziyette Bana geldiler.

Ben, Zâtımı ve bütün yarattıklarımı şâhit tutuyorum, siz de şâhid olun ki; Arafat’ta vakfe yapan bu kullarımı bağışladim. Kullarımın cehennem azâbından kurtulup bağışlanmaları en çok arefe gününde olur. Onlarin günahlari ne kadar çok olursa olsun; velev ki dehrin günleri, çölün kumları kadar çok bile olsa, onlarin günahlarini bağişladim, onları affettim.” buyurur.

ŞEYTAN ALEYHİLL’NE’NİN EN ZELİL VE ÖFKELİ GÖRÜLDÜĞÜ GÜN
Allah Rasülü sallAllahü aleyhi vesellem’in ifadelerine göre; şeytan-ı laîn arefe gününden başka hiçbir günde daha zelîl, daha hakîr, daha küçük ve daha öfkeli görüldüğü olmamıştır.

Şeytan-ı laîn’in bu şekilde görülmesinin sebebi:Muhakkak Allah-ü Teâlâ’nın arefe gününde hacılar için, indirdği rahmeti görmesinden ve onların büyük günahlarını affetmesinden dolayıdır. Zirâ, kim arefe günü (Arafaf vakfasında) Allâh’tan dünyâ ve âhirete âit bir hâcetini isterse, Yüce Allâh (c.c.) onu yerine getirir. Öyle günahlar vardır ki ancak Arafat vakfası onlara kefâret olur.

Şeytân-ı laîn bir de Bedir Muhârebesi’nde böyle üzgün ve öfkeli görülmüştü. Çünkü o zaman da, Cebrâil Aleyhisselâm’ı (düşmana karşı) melekleri saf yaparken görmüştü de, öfkesinden üstüne başına kumlar saçıyordu.

RAHMANIN MİSAFİRİ OLAN HACILARIN KUL HAKLARINDAN KURTULUŞU
Rasûlullâh Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri; arefe günü Arafat vakfasında bulunan ve kıyâmete kadar bulunacak olan ümmetinin bağışlanması için Cenâb-ı Hakkâ duâ ve niyazda bulundular. Yüce Allah (c.c.) Habîbinin duâsına: “Habîbim! Zulmederek başkasının hakkını alanlar müstesnâ (üzerinde kul hakkı bulunanlar hâriç) (Arafat’ta bulunan) bütün ümmetin affedildi. Muhakkak ben, mazlumun hakkını zâlimden alıcıyım”. diye icâbet buyurdu.

Rahmet, şefkat ve merhamet Peygamberi, Peygamber Efendimiz (s.a.v): “Yâ Rabbi! Dilersen mazluma cennetini verir, zâlimi de mağfiret edersin.” diye ilticâ ettiler. Ancak, Arafatta buna cevap verilmedi.

Rasûlullâh Efendimiz Hazretleri Müzdelife’ye gelince; “Arafat ve Müzdelife vakfasında bulunan ve kıyâmete kadar bulunacak olan ümmetinin bağışlanması” için Cenâb-ı Hakkâ duâ ve niyaza devam ettiler.

Allah Rasûlü’nün (s.a.v.) Müzdelife’de Sabah namazından sonraki vakfa duâsından sonra; merhametlilerin en merhametlisi olan Yüce Allah (c.c.): “Ey Habibim! İstediğin verildi, ümmetinden kul hakkı ile buralara gelenler de bağışlandı.” buyurarak Habîbini (s.a.v.) sevindirdi.

Yüce Rabbinden bu sevindirici haberi alan kâinâtın efendisi Rahmet Peygamberi, Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ancak O’nun görebildiği bir hadiseden dolayı da tebessüm buyurmuşlardı.

Rasûlüllah’ın (s.a.v.) güldüğünü gören sâdık dostları Hazreti Ebûbekir ile Hazreti Ömer (radıyAllahüanhüma) sebebini sordular.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Muhakkak Allâh'ın düşmanı İblis duâmın kabulünü ve ümmetimin (kul hakları dâhil) mağfiret olunduğunu öğrenince gâyet perişan bir vaziyette yerden toprak alıp başına saçıyor, saçını başını yoluyordu. Onu böyle görünce güldüm.” buyurduktan sonra; kıyâmete kadar gelecek ümmetlerine şu büyük müjdeyi veriyorlardı.

Arefe günü olduğunda, Allah-ü Teâla ihlaslı hacıyı mağfiret eder. Müzdelife gecesi olunca ticaret kasdı ile geleni de mağfiret eder. Mina günü olduğunda devecileri de (hacıları taşıyanları) affeder. Ve cemeretül akabenin taşlama gününde dilencileri de affeder. Netice olarak, hiç bir mahluk yoktur ki, o mevkide hazır olsun da Allah onu mağfiret etmiş olmasın.

AREFE GÜNÜ YAPILMASI TAVSİYE EDİLEN NAFİLE İBADETLER
Hacca gidemeyen Müslümanlara, Arefe günü öğle ile ikindi arası, kendini o vakitte Arafât'ta vakfa yapan İlâhî misafirler arasında kabûl ederek Allah rızâsı için 2 rek'at namaz kılmaları Allah dostu büyük âlimler tarafından önemle tavsiye edilmişdir. Bu namaza şöyle niyet edilir: “Yâ Rabbi, bugün şu saatlerde Arafat'ta milyonlarca müslümanın “Lebbeyk Allahümme Lebbeyk” diye ilticâ ettiği zamanda, âciz kulun orada bulunamadı. Bu kulunun rûhunu onlarla beraber kılıp, benim duâ ve ilticâmı da onların duâ ve ilticâsına ilhâk buyur. Orada afv-ı umûmîye mazhar kıldığın kullarına beni de ilhâk eyle! Allahım Senin rızâ-i şerifin için.” Allâhü Ekber.

Namazın her rek'atinde; 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 Kul yâ eyyühel-kâfirûn, 10 İhlâs-ı şerîf okunur.

Namazdan sonra:
* 70 İstiğfâr-ı şerîf, Estağfirullah-el-azîm ve etûbü ileyk.
* 11 veya 70 kere, “Lâ ilâhe illAllâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihi’l-hayr. Ve hüve alâ külli şey'in kadîr” tevhîdi okunur.
* 3 veya 11 yâhut 70 kerre “Allâhü ekber, Allâhü ekber, Lâ ilâhe illAllâhü vallâhü ekber. Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd” diyerek tekbir getirilir.
* 100 defa aşağıdaki tesbîh okunur:
Sübhânellezî fi’s-semâi arşuhû,
Sübhânellezî fi’l-ardı sültânühû,
Sübhânellezî fi’l-ardı hukmühû,
Sübhânellezî fi’l-cenneti rahmetühû,
Sübhânellezî fi’l-kabri kazâühû,
Sübhânellezî fi’l-kıyâmeti adlühû,
Sübhânellezî fi’l-bahri sebîlühû,
Sübhânellezî rafea’s-semâe,
Sübhânellezî beseta’l-arda,
Sübhânellezî lâ melce’e ve lâ mence’e minhü illâ ileyh.”
Arefe günü öğleden sonra Hızır aleyhisselâm ile İlyâs aleyhisselâmın Arafât’ta buluştuklarında okudukları şu duâyı da (mümkünse) 100 kere okumalıdır: “Bismillâhi mâşâAllâhü lâ yasrifü’s-sûe illAllâh. Bismillâhi mâşâAllâhü lâ yesûku’l-hayra illAllâh.

Bismillâhi mâşâAllâhü lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm."

Bundan sonra duâ edilir.
Unutulmamalıdır ki; Allah katında arefe gününden daha faziletli hiç bir gün yoktur.

Bu büyük günün hayr-u bereketinden, afv-ü mağfiretinden istifade edebilmelk için gayret etmek, mümkünse oruç tutmak, ayrıca arefe günü sabah namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra başlanarak bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar her farz namazın arkasında getirilmesi vâcip olan teşrik tekbirlerini “Allahü ekber Allahü ekber lâ İlâhe illAllahü vAllahü ekber Allahü ekber ve Lillahil’ hamd” demeyi de unutmamak lazımdır.

Zirâ; Allah Rasûlü, Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) arefe günü oruç tutulmasını tavsiye ederek “Arefe günü tutulan oruç geçmiş ve gelecek olmak üzere iki senenin günahlarına keffâret olur. Allah-ü Teâlâ’nın kullarını cehennem’den en çok âzâd ettiği, en çok günahkârı bağışladığı gün arafe günüdür. Allah-ü Teâlâ arefe günü kullarının kalbine bakar, kalbinde zerre miktarı iman bulunan herkesi bağışlar”. buyurmuştur.

Arefe Günü ve Fazileti  
 
İsim
Email